Av. Osman ZEREY /

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit ÖZKAN’ın infaz düzenlemesi hakkındaki basın açıklamasından dikkatimi çeken bir bölüme bakalım;

“…toplum vicdanını yaralayan cinsel suçlar, uyuşturucu madde suçları, kasten adam öldürme suçu, kadına karşı suçlar ve terör suçları bu kapsamın dışına çıkarılmıştır.”

Abdulkadir SELVİ, AKP Milletvekili ve aynı zamanda TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Ali ÖZKAYA ile yaptığı görüşmeyi Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde paylaştı. Dilerseniz o yazıdan da benzer bölümü paylaşayım ki konu daha net anlaşılsın;

…Ali Özkaya, “Toplumdan uyuşturucu konusunda eleştiriler geliyor, bir kısmı ‘Uyuşturucuya karşı katı olmamız gerekir’ diyor. Uyuşturucu baronu denilenlerle örgütlü olarak uyuşturucu suçu işleyenler ve hem içici hem satıcı dediğimiz gruplar var. Hepsi aynı maddede olduğundan dolayı bunları kapsam dışı bıraktık

Kanun teklifini hazırlayan AKP ve MHP’nin “toplum vicdanını yaralayan suçlar” diye bir kavram kullanarak 5 başlık olarak bunları özetlediklerini görüyoruz. Teklifi hazırlayanların bu görüşüne katılmakla birlikte diğer suçların “toplum vicdanını” nasıl ve neden yaralamadığını merak ediyorum. Daha doğrusu AKP ve MHP’nin hangi verilere dayanarak suçları “toplum vicdanını yaralayan” ve “toplum vicdanını yaralamayan” olarak ayırt ettiklerini henüz öğrenemedik.

Terörle Mücadele Kanunu’nu bir kenara bıraktığımızda Türk Ceza Kanunu’nda alt başlıklarıyla birlikte sayarsak 200 kadar farklı suç bulunuyor. Hatta öyle ki bazı suç isimlerini hayatınızda ilk defa duyabilirsiniz. Ama merak etmeyin. Bunların tamamı infaz indiriminden faydalanıyorlar. Mesela şebeke suyunuza bilerek zehir katan birisi bu af kanunundan faydalanacak çünkü toplum vicdanını yaralamıyor. En azından AKP ve MHP’nin verilerine göre öyle.

Gelin isterseniz “toplum vicdanını yaralamayan” suçları biraz da örnekler vererek birlikte inceleyelim.

* Fuhuş “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” kapsamında olduğundan cinsel suçlardan sayılmıyor. Örnek verecek olursak bir çocuğu fuhuş yapmaya teşvik eden, çocuğun fuhuş yapmasını kolaylaştıran, çocuğun fuhuş yapmasına aracılık edenler mevcut af yasasından faydalanacak. AKP ve MHP’nin verilerine göre bir çocuğun fuhuşa sürüklenmesi toplumun vicdanını yaralamıyor. Bu örnekten sonra “pezevenk”in zaten af kapsamında olduğunu söylememe gerek bile yok sanırım.

* İhaleye fesat karıştırarak milyonlarca lirayı cebe indirmişseniz üzülmeyin. AKP ve MHP düşünerek sizleri af kapsamına çoktan aldı. Gerçi 17/25 Aralık soruşturmaları sonrasındaki kanun değişiklikleri ile cezaları zaten kuşa çevrilmişti. Artık kuşun kafese girmesine hiç gerek yok dediler.

* Rüşvet aldım, zimmete para geçirdim diye üzülme. AKP ve MHP sizin yerinize üzüldü ve sizleri de af kapsamına aldı. Tüyü bitmemiş yetim hakkının toplum vicdanını yaraladığını da nerden çıkarıyorsunuz yahu!?

* Kız kıza hava alalım diye bir akşam dışarı çıkıyorsunuz. Yürüyüş yaparken 2 tane uğursuz sizi duvara sıkıştırıp bıçağı boğazınıza dayıyor. Cüzdan, telefon artık ne varsa alıp gidiyor. Siz üzülebilirsiniz kızlar ama uğursuzların üzülmesine gerek yok. Çünkü onlar toplum vicdanını yaralamıyor. En azından AKP ve MHP’ye göre öyle.

Biraz da “toplum vicdanını yaralayan” suçlara örnek verelim ne dersiniz.

* Yediğinizden giydiğinizden kısarak daha iyi bir eğitim alsın diye çocuğunuzu özel bir koleje göndermişseniz AKP ve MHP’ye göre toplum vicdanını yaralamışsınızdır.

* Her vatandaşın kullanabildiği gibi anayasal hakkınızı kullanarak bir!!! sendikaya üye olduysanız sizin affedilecek bir yanınız kesinlikle olamaz.

* 3 kuruşluk birikiminizi haram bulaşmasın diye kar payı ortaklığı için bankaya yatırmış iseniz vay halinize. Size kesinlikle af yok.

* Gariban öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan kermeste “benim de bir katkım olsun” diyerek yaprak sarıp poğaça börek yaptıysan toplum vicdanını yaralayan en acımasız kişi sen olabilirsin. Zira AKP ve MHP verilerine göre seni affetmek toplumun vicdanını çok ağır yaralar.

Örnekleri tabi ki de çoğaltabiliriz ama ne demek istediğim sizce de açık değil mi?

Bu yazdıklarımdan infaz düzenlemesine karşı olduğum anlamı çıkarılmasın. Bilakis destekliyorum. Fakat “toplum vicdanı” gibi bir söylemin arkasına saklanarak işine geleni şirin işine gelmeyeni ise kötü gösteremezsin.

Bir yandan gasp mağdurunun vicdanına sormadan “toplumsal vicdan” safsatasıyla faili affederken diğer yandan digitürk aboneliğini iptal ettiği için terörist yaftası vurduğun birisini af düzenlemesinden mahrum bırakmak “toplum vicdanını” bal gibi de yaralar.

Meselenin infaz düzenlemesinde toplumsal vicdan konusunun olmadığını hepimiz biliyoruz. Gelin isterseniz AKP Grup Başkanvekili Cahit ÖZKAN’ın basın açıklamasına geri dönelim;

Yine belirtmek isterim ki, öteden beri ülkemize büyük zararlar veren terör suçları özellikle hiçbir ayırım gözetilmeksizin bu kapsamın dışında bırakılmıştır.”

Suruç Katliamını yapan ile gazeteye abone olan arasında bizim açımızdan bir fark yok demek istiyor. 700 den fazla bebeğin hapisteki varlığını kabul etmiyor. Hamile yada yeni doğum yapmış olmasının bir önemi olmadığını söylüyor aslında. Bunları açık açık söylediği zaman “toplumsal vicdanı” harekete geçireceğinden endişe duyduğu için “öteden beri ülkemize büyük zararlar veren terör suçları” diye başlayıp gerekli sosyal mesajı verdikten sonra ayrıntıya girmeden “hiçbir ayrım gözetilmeksizin” lafıyla bağlıyor.

Sadece son 3 yıl içerisinde 600 binden fazla işlem gören ve cezaevindeki 60 binden fazla tutuklu için Cahit ÖZKAN toplamda 6 saniye vakit anca ayırıyor. “Öteden beri” gibi lafları çıkarırsak 3-4 saniye anca.

Dostlar, Romalılar, Yurttaşlarım! Beni Dinleyin!

Göçmen kaçakçılığı yaparken kullandığı botun batıp içindeki masumların ölmesine sebep olan kaçakçıların af kapsamına alınması mı yoksa aynı bot içerisinde 3 çocuğunu ve eşini sulara verdikten sonra kurtulan!!! KHK’lı öğretmen bir annenin af kapsamı dışında bırakılması mı toplumsal vicdanı yaralar?

Tanığa başka sorum yok sayın yargıç……