Av. Barış ÇELİK /

Yeni bir ‘5 Nisan Avukatlar Gününü’ yaşam haklarının tehdidi altında kutluyoruz!

Dünyada yaşanan virüs salgını insanların hayatını alırken, ülkemizde insanlar ‘adil yargılama istedikleri’ için öldürülüyor! Salgın küresel bir tehdit olmaya devam ediyor ancak ülkemizde yaşanan hukuksuzluklar da insanların yaşam hakkını tehdit etmeye devam ediyor.

Ülke sorunlarını yazılarıyla dile getiren gazeteci ve yazarlar, müzik yaparak taleplerini iletmek isteyen müzisyenler, insan hakları için mücadele eden insan hakkı aktivistleri, adil yargılanma talebini dile getiren avukatlar, yasal bir partiye üye olanlar, yasal bir derneğe sendikaya üye olanlar, yasal bir bankaya para yatıranlar ve yasal okullara çocuklarını gönderen binlerce AVUKAT, öğretmen, doktor, akademisyen, hakim, savcı, iş adamı, ev hanımı terör örgütü suçlamasıyla cezalandırılmaya devam ediyor.

İktidarın terör suçlusu olarak gösterdiği ancak gerçekte düşüncelerinden, düşüncelerini ifade ettiklerinden, bir partiye mensup olduklarından, gazeteci olduklarından, insan hakları savunucu olduklarından ya da geçmişteki yasal faaliyetleri sonradan suç olarak kabul edildiğinden 500.000’in üzerinde insan soruşturma geçirmeye ve 50.000’in üzerinde kişi tutuklu ve hükümlü olarak cezaevlerinde tutulmaya devam ediyor.

Yaşanan tüm bu hukuksuzluklar nedeniyle son dört yıllık süreçte 2000’e yakın avukat hakkında terör suçlamasıyla dava açıldı, 700’e yakın avukat hakkında mahkumiyet kararları verildi ve 300’den fazla avukat da adil yargılama istedikleri için cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olarak tutulmaya devam ediyor.

Avukatlar;

  • Herkes, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde belirlenen hakları doğrultusunda yargılanma hakkına sahip olmalı ve hukuk dışı davranışlara son verilmeli (Dürüst yargılanma ve Savunma Hakkı ilkesi),
  • Yeni ve özel olarak oluşturulmuş mahkemeler kaldırılmalı, bu mahkemelerde yapılan yargılamalara son verilmeli (Doğal Hakimlik İlkesi),
  • Kanunun açıkça suç saymadığı fiilden dolayı insanlara suçlama yöneltilmesine son verilmeli (Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi),
  • Başkalarının işlem ve eylemlerinden dolayı hiç kimseye sorumluluk yüklenmemeli ve sorumluluk yüklenmesine son verilmeli (Sorumluluğun Şahsiliği İlkesi),
  • Anayasal hak kapsamında yapılan fiillerin suç olmadığı ve kusur olmayan bu tür davranıştan dolayı suçlu muamelesinde bulunulma anlayışına son verilmeli (Kusursuz suç ve ceza olmaz ilkesi),
  • Suçluluğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla belli olmadan hiç kimseye suçlu muamelesi yapılmamalı ve suçlu gibi kabul edilerek, tutuklama tedbirinin uygulanmasına son verilmeli (Masumiyet Karinesi),
  • Mahkemeler siyasi iktidarın talimatı ya da tavsiyesiyle hareket etme ve kararlar verme anlayışına son vermeli. Hakimler de ‘mücadele’ anlayışından vazgeçerek adaletin tecellisi için çalışmalı (Mahkemelerin Bağımsızlığı ve hakimlerin tarafsızlığı),
  • İşkence, tehdit, şantaj yaparak insanları suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlamaya ve yasadışı delil elde etme çabasına derhal son verilerek, bir suç işlendiği iddia ediliyorsa hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilen delillerle iddia edilen suçun ispatına çalışılmalıdır. (İddia edenin ispat külfeti),

Dedikleri için tutuklandılar ve mahkum edildiler.

Özgürlükleri ellerinden alınan bu avukatların ne yazık ki yaşanan salgın nedeniyle yaşam hakları da tehdit altındadır.

Başta insan hakları savunucusu avukatlar olmak üzere, haksızlığa uğramış tüm masumların tez zamanda özgürlüklerine kavuşmaları ve adalet talebinde bulunan insanların artık ölmemesi/öldürülmemesi dileğiyle; insan hakları, adalet ve hukukun üstünlüğü için mücadele eden  tüm avukatların 5 Nisan Avukatlar günü kutlu olsun!