Av. Barış ÇELİK /

Anadolu Ajansı, 18 Mart’ta “ABD’deki Kovid-19 salgını gözleri hapishanelere çevirdi” başlıklı bir haberyayınladı ve Amerikalı uzmanların salgının hapishanelere sıçramaması için acil önlem alınması çağrısında bulunduğunu aktardı.

AA haberde şu ifadelere yer verdi: “ABD’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ülkedeki binlerce hapishaneye de sıçramasından endişe ediliyor. Bazı sivil toplum örgütleri ve uzmanlar, ülkedeki hapishanelerin Kovid-19’a hazır olmadığına dikkati çekerek, salgının buralara yayılması halinde önünün alınamayacağı uyarısında bulunuyor. Salgının cezaevlerine sıçraması durumunda binlerce mahkumun hayatını kaybedebileceğini ifade eden uzmanlar, virüsün ziyaretçiler ve hapishane görevlileri tarafından topluma daha fazla yayılabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, hapishanelere yönelik zamanında önlem alınması çağrısında bulunuyor.”

AA, İtalya’daki salgın ile ilgili bir haberde ise şu bilgileri aktardı: “Geçen hafta Kovid-19 endişesi nedeniyle cezaevlerinde yaşanan panikle gündeme gelen İtalya’da Lombardiya’daki Voghera Cezaevinde 4 mahkum ve 2 cezaevi doktorunda da virüse rastlandığı bildirildi.”

Yine bir başka haberde ise, Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye’nin, İsrail’den, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılmasını engelleme amacıyla Filistinli tutukluların tamamını serbest bırakmasını istediğini yazdı.

Daha önceki bir haberinde ise İtalya’daki cezaevlerinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yönelik tedbirlere protesto olarak başlayıp isyana dönüşen olaylarda 12 mahkumun öldüğünü duyurmuştu.

Yabancı ülkelerin cezaevlerindeki virüs salgının tehlikelerine karşı hassasiyet gösteren AA, konu Türk cezaevlerine gelince nedense aynı duyarlılığı gösteremedi.

“Duruşmalara koronovirüs ertelemesi”, “Adalet Bakanlığı yaklaşık 7 milyon metrekarelik alanı dezenfekte ediyor” veya “Cezaevlerinde rastlanan pozitif vaka yok” başlıklı haberlerin dışında cezaevlerindeki tehlikeye dikkat çeken bir haber yayınlamadı AA henüz.

Bunun yerine “Cezevlerinin ekmeğini hükümlüler üretiyor”, “Cezaevinde 54 yaşında üniversite okuyor” ve “Hükümlülerin Kilis’te ürettiği tahin helvası sofraları tatlandırıyor” gibi hapishane güzellemesi yapan haberlere imza attı son on gün içinde.

AA’nın cezaevleri ve salgın konulu yayın politikası br çok soruyu da beraberinde getiriyor.

Yabancı ülkelerin cezaevlerindeki tutuklu ve mahkumların hayatı Türk tutuklu ve mahkumların hayatından daha mı değerli?

Yabancı ülkelerin hapishanelerindeki insanların yaşam riski altında olmaları haber değeri taşırken Türk hapishanelerindekilerin yaşam riski neden haber değeri ifade etmiyor?

Virüs salgını gibi hayati risk taşıyan bir konu neden cezaevlerinde üretilen tahin helvası kadar gündem olmayı hak etmiyor?

Develtin haber ajansı AA’nın şu süreçte hapishane güzellemesi yapması basın ilkelerine ya da ahlaka sığar mı?

Bu soruların cevabını toplumsal vicdana havale ediyoruz.

AA’nı da, insanların hayatlarının söz konusu olduğu bir kriz ortamında sorumluluk duygusu içerisinde davranmaya, en azında  yabancı ülkelerin tutuklu ve mahkumlarının hayatlarına verdikleri değer kadar Türk tutuklu ve mahkumların yaşam haklarna da değer vermeye davet diyoruz.

Şunu da unutmamak lazım, Türk tutklu ve hükümlüler, virüse karşı yabancı ülkelerdeki tutuklu ve mahkumlardan  daha dayanaklı değiller. Ya da yabancı ülkelerin hapishanelerinde yayılan salgının Türk hapishanelerinde yayılmayacağını düşünmek gibi bir mantıksızlık olamaz. İnsan dünyanın her yerinde insandır. Yaşam hakkı bütün insanlar için kutsaldır ve devletlerin garantisi altında olmalıdır. Tutuklu veya özgür farketmez.