Said Emre ERENOL /

Bir önceki yazımızda AKP iktidarının ülkeyi nasıl uçuruma sürüklediği konusuna değinmiştik. Bu yazımızda ihaneti madde madde sıralamaya devam ediyoruz.

  1. Çözüm Süreci İhaneti; HDP ile Dolmabahçe Mutabakatı herkesin gözü önünde, hatta devletin televizyonundan canlı yayınlanarak açıklandı ve PKK ile Çözüm Süreci resmen başlatıldı.[1] Bugün terörist ilan ettikleri PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’i Ankara’ya davet edip ayağına kırmızı halı döşeyen, Barzani Türkiye’ye geldiği zaman Türk Bayrağının yanına sözde Kürdistan Bayrağı da çektiren[2] ve terörist başı Öcalan’ın mektubunu okutan kendileri değilmiş gibi, “Terör örgütüyle görüşen şerefsizdir, namussuzdur!” diyen de kendileriydi.[3]

7 Haziran 2015 seçimlerinden tek parti olarak çıkamayan AKP, 1 Kasım 2015’te yeniden seçime gitti ve bu kez tek başına iktidar olacak oyu aldı. Aradaki 5 aylık süreçte olanlara bir bakmak bile seçimin neden yenilendiğini anlamaya yeter. 20 Temmuz’da, Suruç’ta Kobani’ye gitmek için toplanan SDGH’li gençlere yönelik intihar saldırısında 32 kişi hayatını kaybetti. 2013te başlayan Çözüm Süreci, 2015’te Ceylanpınar’da iki polis memurunun şehit edilmesi bahane edilerek sonlandırıldı. 10 Ekim’de Ankara Gar Meydanında gerçekleşen saldırıda 103 kişi hayatını kaybetti. Bu dönemde 14 önemli terör saldırısı gerçekleştirildi. Toplam 304 kişi (asker, polis ve vatandaş) yaşamını yitirdi; 1338 kişi yaralandı.[4]

Aynı iktidar, 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde Kürt seçmenden oy alabilmek için devletin kanalına Kırmızı Bülten’le aranan terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ı çıkardı.[5]

Burada şunu da vurgulamakta fayda var; “Artık analar ağlamasın!” sloganıyla başlatılan ve siyasi çözümle sonuçlanması umulan Çözüm Sürecine herkes umut bağladı. Ancak Erdoğan ve avenelerinin niyeti sorunu çözmek değil, iktidarlarını daim kılmaktı. Diğer yalanları gibi bu girişimlerinin de güç devşirme amaçlı olduğu ortaya çıktı. Erdoğan iktidarı, çözüm sürecinin sona ermesinden sonra, Doğu ve Güneydoğu’daki şehirlere tank ve topla girdi. İnsanlar sokağa çıkamadıklarından, ölülerini buzdolabında saklamak zorunda kaldılar. Benzer “sözde açılım”ları Alevi yurttaşlarımız için de kurguladılar. Samimiyet ve millilik olmayınca bu da akim kaldı.

  1. Çevre İhaneti; Rant uğruna talan edilen doğal güzellikler ve betonlaşan şehirler: İktidara geldiği günden bu yana şehirleri betonlaştıran, doğal güzellikleri ve “kupon arazileri” yandaş çevrelere peşkeş çeken AKP’nin sicili bu anlamda da çok bozuk. İktidarın izlediği politikalara karşı biriken basınç, çevre katliamına engel olmak isteyen grupların Gezi Parkı protestolarını başlatmasına neden olmuştu. ODTÜ ormanlarından, Erdoğan’ın “Yazlık Sarayı”na hatta yaptırmakta olduğu diğer saraylara, 3. Havalimanından şimdilerde tartışılan “Kanal İstanbul” projesine kadar onlarca proje için yüz binlerce, belki milyonlarca ağaç katledildi. Uzun Göl, Kaz Dağları, Cerattepe, Dipsiz Göl, Akseki, Ayvalık, Amasra, Soma, Balıkesir ve daha birçok yerdeki zeytinlikler ve diğer doğal güzellikler, HES, maden işletmeciliği, iskan alanı, ya da turizm amaçlı denilerek katliama uğradı. Yurdun her tarafındaki en güzel beldeler, seyir tepeleri görgüsüz Arap zenginlerine peşkeş çekildi. Bazı yerleri satışa elverişli hale getirmek için yangınlar çıkarıldığı haberleri ortaya atıldı.[6] Hükümete yakın yandaş yazarlardan Yusuf Kaplan bile “Sürmene’yi yakıyorlar”diye haber yaptı.

 

  1. Ege Adaları ve Enerji Kaynakları Konusu; Yunanistan’ın işgal ettiği 18 Türk adasının ardından Türk Kıta Sahanlığı da Yunanistan’a terkedildi.

Türk Dışişleri Bakanlığı’nın Birleşmiş Milletler’e gönderdiği resmi mektupta Doğu Akdeniz’deki 9 boylamlık kıta sahanlığımız 5 boylam doğuya çekilerek 4 boylama indirildi. Bölgede bulunan 5 Türk Adası ile 92 bin kilometrekarelik Türk Kıta Sahanlığı Yunanistan’a terk edildi.[7] Bu son derece vahim bir durumdur. Bu durum, vatan toprağının elden çıkmasına göz yummak değil, vatan toprağını elden çıkarmaktır.

Hakeza, Kıbrıs civarında “Münhasır Bölge” atışmalarıyla enerji kaynakları üzerine sergilenen hedefi belirsiz, ikircikli, kabadayı üsluplu hamlelerin, tribünlere oynamaktan başka hiçbir reel karşılığı yoktur. Meraklıları, açık kaynaklardan konunun vahametini inceleyebilirler.

  1. “FETÖ” bahanesiyle tarumar edilen devlet otoritesi ve kurumları: 17/25 Aralık 2013’te ortaya çıkarılan devasa yolsuzluk soruşturmalarını kapattılar. Kendi kurguladıkları 15 Temmuz darbe senaryosuyla Devletin genleriyle oynadılar. Özel nitelikli personele sahip askeri hastaneleri, Askeri Liseleri, Harp Okullarını, Polis Koleji ve Akademisi’ni kapattılar. Tüm kurumları sınavsız, AKP referanslı torpillilerle doldurdular. Çocuklarım ve ben açız”deyip kendini yakanlara, borçlarını ödeyemedikleri için intihar eden insanlara farklı kulplar taktılar.[8] Üç bin kişilik koruma ordusuyla, özel uçaklarıyla, yazlık-kışlık saraylarıyla günlerini gün edenler, milleti soğan-patates kuyruğuna mahkum edip adına da utanmadan “Varlık Kuyruğu” dediler.[9]

En acısı da adalet mekanizmasını “siyasetin köpeği” haline getirdiler. Hukuku paspas ettiler, devleti her yeri dökülen harabeye çevirdiler. Adaletin olmadığı yerde insani değerler de yok oldu.

  1. Mülteci meselesini de siyasi emellerine meze ettiler. “Onlar bizim din kardeşlerimiz, onlara Ensar’lık yapıyoruz” Sonra da oynaştıkları Rusya’dan İdlib’te ağır bir darbe yiyince Batı’ya ve NATO’ya kızıp, intikam amaçlı sınır kapılarını açtılar. Böylece insan haklarını hiçe sayan bir konumda durduklarını ilan ederek Türkiye’yi bir kez daha itibarsızlaştırmayı başardılar.

Netice;

Son 18 yılda Devlet adına Devlet enstrümanlarıyla işlenen tüm fecaatleri birkaç madde de anlatmak mümkün olmadığından, konuyu, irfan ehlinin ferasetine, kalem ehlinin gayretine, icracı fıtratların dirayetine havale edip kesiyoruz. Züccaciye dükkanına dalmış bir fil sürüsü gibi, her şeyi kırıp döken, ortalığı harabeye çeviren, devletin çivisini çıkaran bu uğursuz yapının icraatları gaflet olarak adlandırılamaz. Bunun adı “Vatana İhanet” tir.

Bu zalim ve uğursuz dikta yönetiminin ayakta durmasına yardım eden, doğrudan veya dolaylı destek veren, zulmü alkışlayan, gerçekleri görmemekte ısrar eden, muhalefetçilik oynayan, zulmü ve hırsızlığı meşrulaştıran herkes, bu ülkenin uçuruma yuvarlanışında katkı sahibidir, suça ortaktır. Ve bir gün herkes ektiğini biçecektir.

[1] https://www.cnnturk.com/fotogaleri/turkiye/baslangictan-bugune-gun-gun-cozum-sureci

[2] https://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/sozde-kurdistan-bayragi-istanbul-ve-ankarada-gondere-cekildi-1701800/

[3] http://www.halkinhabercisi.com/teror-orgutuyle-gorusen-serefsizdir-namussuzdur

[4] https://odatv.com/ahmet-davutogluna-teror-suclamasi-savcinin-onune-kondu-28081928.html

[5] https://www.bbc.com/turkce/live/haberler-turkiye-48768919

[6] https://odatv.com/surmene-yangininda-buyuk-suphe-0801171200.html?__cf_chl_jschl_tk__=352b4f302818e4e1b75958bffaeabcc2c3f80331-1583402626-0-AY6Z_v17UKhbC_lf_VxG_OxFoF9FGQS7Sd5aswjg_Cq2oAIA7G4tfvV6RxAG_Dp9Ed6w1F3yMCrQ67ctcJpI30tULf8cQFkeNGCQHkmwrX8tRoOrnijWsjDYbrf3rqtaZHbrxt8b0EJeAuAczMpu-JYfEXzjv_59AmJafjW0Pc-zmdzvfmDdzfpotQR4qLXiUoNlb5jxrvl_ATOwZlElBd5Kz6d3FQLcYbGGHWtpGLQHnjSzx7uaPhZYnUEYj37seNi1ukmWc35x0kk22QGAGPp0NO3q1b396YZsTaey1dpYwdN8eX3GbOr5kBiNNwj-LpeYpJeEBLMnSImVqEeQuhM

[7] https://login.live.com/login.srf?wa=wsignin1.0&rpsnv=13&ct=1576347082&rver=7.0.6737.0&wp=MBI_SSL&wreply=https%3a%2f%2foutlook.live.com%2fowa%2f%3fnlp%3d1%26RpsCsrfState%3df900c97e-495c-d421-5533-cd954b7c5be4&id=292841&aadredir=1&CBCXT=out&lw=1&fl=dob%2cflname%2cwld&cobrandid=90015

[8] https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/son-dakika-akpli-siyasetciden-skandal-paylasim-5613335/

[9] https://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogan-simdiki-kuyruk-varlik-kuyrugu-41125655