Av. Fatih ŞAHİNLER / 

“Fetönün siyasi ayağı” tartışmalarının absürtlüğünden sıyrılıp gerçek bir suç örgütünün nasıl yapılandığını öğrenmek isterseniz İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın eski sağ kolu İstanbul eski İstihbarat Şube Müdürü Özgür Taşdemir’in hikayesine bakmanız yeter.

Cumhuriyet gazetesinin dün ve bugün tekrar gündeme getirdiği iddialar aslında yeni değil. 2017 yılının başından beri Özgür Taşdemir’in illegal faaliyetleri basına yansımış ama ne Taşdemir ne de onu koruyup kollayan Mustafa Çalışkan hakkında hiçbir işlem yapılmamıştı.

İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Taşdemir’in Çalık Holding’e bağlı Çalık Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Taçyıldız’dan rüşvet olarak 3 milyon 864 bin TL değerinde boğaz manzaralı bir köşk aldığını tespit etmiş olmasına rağmen Taşdemir’i o pozisyona getiren ve koruyan Mustafa Çalışkan’ın sorumluluğu nedense hiç gündeme gelmiyor.

Özgür Taşdemir’in kendisi için yaptırdığı ve internetten ulaşılabilen “Sivaslı’ya doğruluk yeter, ÇALIŞKAN’ın izinden gider” nakaratlı şarkı, Taşdemir ile Çalışkan ilişkisinin boyutunu göstermesi açısından çok manidar bir örnek. Gerçekten tam bir izinden gitme durumu olduğu çok net. Çünkü müfettiş raporlarına yansımasa da Çalışkan sadece koruyan kollayan rolünde değil, aynı zamanda suç faaliyetlerinin de bizzat faili durumunda. Açık kaynaklarda yer alan iddialara göre Özgür Taşdemir, Mustafa Çalışkan’ın eşinin yüklü miktardaki kumar borcunu iş adamlarından tahsil ettiği paralarla kapatır ve bu yüzden Çalışkan tarafından koruma kalkanı altına alınır.

Özgür Taşdemir ve Mustafa Çalışkan hakkındaki iddiaların detaylarına basına yansıyan müfettiş raporlarından ve açık kaynaklarda yer alan haberlerden ulaşılabilir.

Ancak bir husus daha var ki değinilmeden geçilmemesi gerekli. Halka hizmet etmek için kendisine emanet edilen makamı şahsi çıkar elde etmek için kullanmış bir kamu görevlisinin neden, nasıl ve kim tarafından korunduğunu anlamak için “fetö” ile mücadele zırhının işlevselliğini de iyi analiz etmek lazım. Bir emniyet müdürü rüşvet alır, delilleriyle ve tanıklarıyla ispat edilir ama o emniyet müdürüne dokunulamaz. Neden? Çünkü “fetö” ile mücadele etmiştir veya “fetö” ile mücadeleye zarar verir. O emniyet müdürünün suç ortağı olan il emniyet müdürünün adı bile zikredilemez. Neden? Çünkü 15 Temmuz kahramanıdır(!) kendisi.

Adalet Bakanı tarafından bugün yapılan bir açıklamada ‘Bu mücadelenin neferlerinin yıpratılmaması vicdan sahiplerinden beklentimizdir’ diyerek, rüşvetçi, hırsız, dolandırıcı, gaspçı, şantajçı olmalarının önemi olmadığı da ifade edilmiş oldu.

AKP rejiminin gerçekte bir hırsızlar rejimi olduğunun ve “fetö” şeytanlaştırmasını rejimin sürdürülebilirliğini sağlamak için sadece bir zırh olarak kullandığının farkına varılması için Taşdemir-Çalışkan ilişkisi gibi daha kaç gerçek suç faaliyetinin deşifre olmasını bekleyeceğiz, zaman gösterecek.