GENOTR Analiz /

Türkiye bir kez daha darbeyi konuşmaya başladı. Tartışma şimdilik daha çok gazeteciler ve köşe yazarları arasında geçse de siyasiler de bazen dolaylı bazen açık ifadeler ile söylentilere katkıda bulunuyorlar. Yeni darbenin kimliği, iddiaları dile getirenlerin siyasi pozisyonlarına göre değişiklik arz ediyor. NATO’cu darbe yapılacağını söyleyen de var, ‘Atatürkçü subayların’ kalkışma planladığını iddia eden de. Ancak hepsinin birleştiği dörtyol ağzı, söz konusu muhtemel darbenin arkasında kesinlikle “fetö”nün olacağı.

Yeni darbe iddiaları ile ilgili kronolojik bir sıralama, oluşan tabloyu ve kamuoyu algısının ne tarafa doğru yönlendirilmeye çalışıldığını daha iyi analiz etmemizi sağlayacaktır.

Mücteba Kılıç ve Ardan Zentürk

Yeni darbe iddiaları ilk olarak 2019 yılı başında dile getirildi. Gülen’in önünde ağlayarak şiir okuduğu görüntüler ortaya çıkan ve gözaltına alınıp daha sonra tahliye edilen Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) üyesi avukat Mücteba Kılıç, 16 Ocak 2019 tarihinde Twitter hesabından “Fethullah Gülen/CIA fırsatını bulsun yine darbe yaptırabilir” şeklinde paylaşımlarda bulundu. Ardından Star gazetesi yazarı Ardan Zentürk, 25 Şubat 2019 tarihli yazısında NATO’cu bir darbe olacağını ve demokrasi adına bu darbenin alkışlanacağını dile getirdi. Ancak o dönem bu iddialar fazla itibar görmedi.

Fuat Uğur

2019 yılının ikinci yarısında yeni darbe iddiaları tekrar gündeme gelmeye başladı. 15 Temmuz’dan önce darbe olacağı yönünde iddialı yazılar kaleme alan Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 füzelerini alması nedeniyle ABD’yle gerilen ilişkilerini değerlendirdiği 20 Temmuz 2019 tarihli yazısınınsonunda, “Bu yazı yeni bir darbe seçeneği akılda tutularak yazılmıştı” notunu düştü.

Abdurrahman Dilipak

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, 1 Ağustos 2019’daki köşe yazısında 15 Temmuz öncesi Türkiye’ye gelerek darbeyi haber veren Rus siyasi analist Dugin’in, bir kez daha Türkiye’ye geldiğini belirterek yeni bir darbe iması yaptı.

Fatih Tezcan

AKP taraftarı Fatih Tezcan, 1 Ekim 2019’da Youtube kanalından yaptığı bir açıklamada “yüzde yüz yeni bir darbe olacağını” ifade etti.

Yeniden Fuat Uğur

Fuat Uğur, 19 Kasım 2019’daki köşe yazısında darbe iddialarını daha da somutlaştırarak “Bilmiyorum, TSK içindeki Atatürkçü subaylar üzerinde belli bir etkisi olan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğru Perinçek bu kaşıntıdan haberdar mı? Doğu Perinçek son derece zeki bir siyasetçi. Bir ‘Atatürkçü darbe’ durumunda, Atatürkçü olarak renklendirilmiş FETÖ’cülerin hareketi ele geçireceklerini ve ülkeyi Küresel Çete’ye peşkeş çekeceklerini çok iyi bilir.” ifadelerini kullandı.

Ve Fehmi Koru

20 Kasım 2019 tarihinde Fehmi Koru kendi bloğunda Fuat Uğur’un bir gün önceki yazısına atıf yaparak “Kendi hesabıma, ‘Artık ülkemizde darbe-marbe olmaz’ demeye başladığım bir sırada 15 Temmuz hainliğiyle karşılaştığımız için dilim hala yanıyor” şeklinde ifadeler kullanarak darbe iddialarını ciddiye aldığını ifade etti.

Nuh Albayrak

Star gazetesi yazarı Nuh Albayrak da 22 Kasım 2019 tarihinde “Umarım yeni ‘Atatürkçü maskeli darbeci generaller’ görmeyiz” başlıklı bir yazı kaleme alarak tartışmalara dahil oldu.

Rand Raporu

ABD’nin stratejik düşünce kuruluşu Rand Corporation’ın bu yılın başında yayınladığı “Turkey’s  Nationalist Course” başlıklı raporda,Türk Silahlı Kuvvetleri’nde orta düzeydeki askerlerin, mevcut komutadan ve ordudaki tasfiyelerden son derece rahatsız oldukları, bunun bir darbe girişimine bile neden olabileceği ifade edildi. AKP taraftarları da söz konusu raporu eleştirel paylaşımlar yaparak daha fazla gündem olmasını sağladılar.

Ahmet Nesin’in Analizi

Ahmet Nesin, 15 Ocak 2020 tarihinde ‘Ergenekon-MHP-Erdoğan kavgası ve darbe olasılığı’ başlıklı bir yazıkaleme aldı. Türkiye’deki dengelere ve güç mücadelesine vurgu yapan Nesin, Erdoğan’ın başdanışmanı SADAT’ın kurucusu emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’nin ‘mehdi’ açıklamalarını, Erdoğan’ın 2 Ocak’ta Şehir ve Güvenlik Sempozyumu’nda yaptığı konuşmasındaki “içerideki düzeni de sadece kolluk gücüyle sağlayamayacağımız bir yere gelmiş durumdayız” ifadelerini ve MHP’nin tekrar gündeme getirdiği “fetö’nün siyasi ayağı” tartışmalarını birleştirerek yorumladı ve yazısını “Evet, hava yine darbe kokuyor, Türkiye yeniden darbeye gebe…” ifadeleriyle bitirdi.

Ve Tekrar Fatih Tezcan

26 Ocak 2020 tarihinde Fatih Tezcan bu sefer Twitter hesabından “Hiçbir şekilde deşifre edilemeyecek şekilde yetiştirilip sızdırılmış’ FETÖ’cüler, yanlarına alacakları Kemalist Terör Örgütü mensuplarıyla birlikte, tekrar ve büyük darbeye kalkışacaklar” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Binali Yıldırım’dan Destek

15 Temmuz döneminin Başbakanı Binali Yıldırım 27 Ocak 2020’de yaptığı bir açıklamada “…‘darbe bir daha olmaz’ gibi bir kabulle hareket edersek yanılırız. Rehavete gerek yok.” ifadelerini kullandı.

Salih Tuna

Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna da 29 Ocak 2020 tarihli yazısında darbe söylentilerine ilişkin “Darbenin bu sivil ayağını yeniden tahkim ediyorlar” diyerek muhalefetin de hazır hale getirilmeye çalışıldığını iddia etti.

Sosyal Medya Hesapları

Bu arada, yeni darbe söylemlerinin ortaya çıktığı tarihlerle eşzamanlı olarak açılan ve kendilerini TSK’nden ihraç edilmiş askerler olarak göstermeye çalışan gerçek kimliği belirsiz bazı sosyal medya hesapları da, söz konusu iddialar ile ilgili sözde analizler ve gizli bilgiler paylaşmaya başladılar.

Örneğin Aralık 2019’da açılan Mormontların Jorah (@JorahTheMormont) hesabı, 24 Ocak 2020’de “Size bugün ilk defa ‘açık kaynak olmayan’ henüz teyid edemediğim ÇOK ÖNEMLİ bir bilgi paylaşmak istiyorum.” şeklinde başlayan ve kaos çıkarmak için yeni bir silahlı yapılanma kurulduğunu iddia eden seriler yayınladı.

Yine Temmuz 2019’da açılan Sürgün Binbasi (@Surgun_Binbasi) hesabı, 27 Ocak 2020’de “1.Muvazzaf ve emekli askerlerin başını çektiği bir ekibin ülkedeki mevcut düzenin değişmesi yönünde bir karar aldığı, 2020 yılında Mustafa Kemal misali, bir askeri darbeden ziyade askerlerin başını çektiği bir halk harekatı girişimi olacağı, 2. Arkalarında büyük bir halk desteğinin bulunduğunu ifade eden bir grup bu kapsamda ‘FE.Ö’ iftirası ile ihraç olmuş yurtdışında olan ve Türkiye’de tutuklu olmayan askerlerle irtibat kurmaya çalışıyor. 3. Anlaşılan o ki 2020’de Kemalist görünümlü yeni bir kumpas planlanıyor ve 15 Temmuz sonrası ihraç edilmiş olan askerlerin de bu hareketin içerisindeymiş gibi görünmesi için çaba harcıyorlar…” gibi iddiaların yer aldığı serileryayınladı.

Ayrıca, Temmuz 2019’da açılan ASKEROĞLU (@LatifErkan6) hesabı da 27 Ocak 2020’de darbe söylentilerini analiz etme adı altında yönlendirici seriler paylaştı.

Tahlil Edilmeyi Hakedenler

Yeni darbe iddiaları ile ilgili analiz edilmesi gereken çok fazla nokta var. Özellikle Rand raporunda dile getirilen iddialar, Ahmet Nesin’in tezleri ve Fehmi Koru’nun yaklaşımı gibi hususlar rasyonel şekilde ele alınıp tahlile tabi tutulmayı hak ediyor.

Tek Merkezden Algı ve Geçişkenlikler

Ancak, bu yazıda darbe söylentileri ile ilgili özellikle vurgulamak istediğimiz başka bir nokta var.  Dikkatle bakılınca ilk göze çarpan husus hem AKP taraftarlarının hem muhalefetin hem de Gülen Hareketindenmiş gibi görünen yazar ve sosyal medya hesaplarının kendi kamuoylarını darbe ihtimali konusunda ikna etmeye çalışmaları ve genel algıyı bu doğrultuda ‘hazır hale’ getirmeye çabalıyor olmaları. Bu durum, ayrıca, yeni darbe algısının tek merkezden yönetiliyor olma olasılığını da güçlendirmekte.

Bu kadar fazla yazar ve yorumcunun söz konusu iddiaları ciddiye alarak dillendiriyor olmaları ve karşıt görüşteki yapıların eş zamanlı olarak etkileşime girmiş olmaları, konunun sansasyonel ve çekici boyutundan kaynaklanıyor olacağı gibi, -daha şüpheci ve belki de daha rasyonel bir bakış açısıyla- gerçekten söz konusu yapılar arasında reel geçişkenlikler olma ihtimalinden de kaynaklanıyor olabilir.

Ne Amaçlanıyor Olabilir?

15 Temmuz’dan hatta 17-25 Aralık’tan beri toplum, psikolojik güvenlik açıkları kullanılarak manipüle edilmeye çok açık bir pozisyona gelmiş durumda. Yukarıda sıralanan mesaj ve içeriklerin hangi hedefe zarar verecek şekilde tasarlandığı veya ne tür bir etki amaçlanarak dizayn edildiği konusunu açıklığa kavuşturmak oldukça zor. Ancak hem AKP’nin hem muhalefetin hem de Cemaatin içine nüfuz edebilecek araçlara sahip olan bir merkez tarafından, söz konusu bilişsel saldırıdan etkilenecek insanların muhtemel davranışlarının kontrol altına alınmaya çalışıldığını söyleyebiliriz.

Ne Yapmalı?

Dolayısıyla ‘gerçekten yeni bir darbe ihtimali var mı?’ tartışmalarından ziyade, karşıt gruplar arasındaki anormal geçişkenliklerin bloke edilmesine ve algıları kontrol eden merkezin nüfuz alanının daraltılmasına yönelik stratejilere daha fazla odaklanmak gerekli.

Bu düzeyde bir saldırıdan bireysel olarak korunabilmenin en iyi yolu da özellikle kaynağı belirsiz veya doğrulama ya da yanlışlama kapsamının içine alınamayacak derecede manipülatif içerikler karşısında şüpheci bir tutum sergilemekten ve eleştirel düşünceyi geliştirmekten geçiyor.

Önemli Sorular

Bitirmeden, sorulmaması durumunda bu analizin yarım kalacağını değerlendirdiğimiz bazı soruları da sadece akılda tutulması ve eleştirel düşünceye katkıda bulunması açısından eklemek istiyoruz.

İlk sorulması gereken soru, iddia edilen yeni darbe girişiminde roller nasıl dağıtılacak? Söz gelimi bu yeni senaryonun Adil Öksüz’ü, Hulusi Akar’ı, Abidin Ünal’ı, Dugin’i veya ismini bilmediğimiz diğer önemli figürleri kimler olacak?

İkinci olarak, AKP-muhalefet-Cemaat geçişkenliği yine 15 Temmuz kalıntıları üzerine mi inşa edilecek yoksa yapım aşamasında olan yeni bir anormal ilişkiler ağı mı var?

Bilişsel yönlendirmeye ek olarak, mobilize edilmesi gereken kitlelerin harekete geçme motivasyonunu garanti altına almak için ne gibi somut ekstra tedbirlerle karşılaşma ihtimalimiz var?

Soruları artırmak mümkün. Ancak yukarıda da izah edildiği üzere, bu yazının tek amacı, algılarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında güçlü bir farkındalık bariyeri oluşturmaktan ibaret olduğundan burada noktalıyoruz.