Av. Ömer Turanlı /

“FETÖ’nün siyasi ayağı”nın araştırılması için meclise verilen son önergede imzası bulunan Özgür Özel, DW Türkçe’ye bir açıklama yaptı geçtiğimiz günlerde. Özel’in kurduğu bir cümle, muhalefet dahil toplumsal algının çarpıklığını içinde barındırması açısından ciddi şekilde tahlil edilmeyi gerektiriyor. Özel şöyle diyor: “15 Temmuz gecesi başarsalardı Humeyni’nin İran’a dönüşü gibi bir dönüşle gelip bütün solcuları, Atatürkçüleri, laikleri, sosyal demokratlar, sosyalistler, seküler bir yönetim anlayışına sahip herkesi ortadan kaldıracaklardı.”

Bu cümlenin altında yatan bazı peşin hükümler ve kalıp yargılar var. Üstelik birçoğu CHP’nin savunduğu politik tezler ile de çelişiyor.

Aslında Gülen’in Türkiye’ye Humeyni gibi döneceği iddiasını ilk ortaya atan kişi Latif Erdoğan’dır. Aşağıda Latif Erdoğan’ın resmi ifadesi yer almakta. Kısaca, yolsuzluk soruşturmaları sonrasında AKP iktidarının dağılacağını ve Gülen’in Türkiye’ye Humeyni gibi döneceğini ama bunun başarılamadığını söylüyor.

Tekrar Özel’e dönecek olursak, DW Türkçe’ye verdiği demeçte ortaya attığı iddianın orijinal olmadığını ve Özel’in Latif Erdoğan’dan intihal yapıldığını söylememiz gerekir öncelikle. Ancak bir farkla ki Latif Erdoğan yolsuzluk soruşturmalarını tarih olarak ifade ederken; Özel, 15 Temmuz’u işaret ediyor. CHP’nin yolsuzluk soruşturmalarında takındığı tutumu dikkate aldığımızda Özel’in böyle ufak bir değişiklik yapmış olmasını anlayışla karşılamamız gerekiyor.

Ancak Özel’in 15 Temmuz konusuna bakış açısında da ciddi bir problem var. Erdoğan’ın tek adam rejimini kurabilmek için bilinçli şekilde önünü açtığı, önlemediği ve sonuçlarını istismar ettiği bir siyasi olay olarak görüyordu şimdiye kadar CHP bu olayı. Özel’in, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kontrollü darbe” dediği 15 Temmuz’u kendi partisinin söylemlerinden uzaklaştırarak AKP-MHP diskuruna yakınlaştırma çabası taşıdığı açık. “15 Temmuz gecesi başarsalardı” cümlesini kuran Özel, Kılıçdaroğlu’nun politik duruşu ile çeliştiğini fark etmeyecek bir politikacı değil. Çünkü 15 Temmuz gecesi gerçekten “birileri” “bir şeyleri” başardı. Ve biz CHP’nin şimdiye kadar ki duruşundan “birilerinin” Erdoğan ve yakın çevresindekiler, “birşeylerin” de tek adam diktatörlüğü olduğunu varsayıyorduk. Ancak Özel bu söylemin artık değişeceğinin sinyallerini vermiş oldu böylece.

Özel’in parti çizgisinden kaymasındaki sebepleri bilememekle birlikte, “fetö’nün siyasi ayağı” ile ilgili soru önergesi üzerine verdiği bir demeçte bu tarz bir yaklaşım sergilemesinin meydana getirdiği çelişkiyi CHP’lilerin daha iyi analiz edeceğini umabiliriz.

Özel’in ikinci çelişkisi ise aynı cümlenin devamında sarf ettiği “Atatürkçüleri, laikleri, sosyal demokratlar, sosyalistler, seküler bir yönetim anlayışına sahip herkesi ortadan kaldıracaklardıiddiası. CHP sözcüleri şimdiye kadar, sayılan kişi ve grupları ortadan kaldırma fiilinin failini Erdoğan ve çevresinde arama eğilimindeydiler. Görülüyor ki Özel, bu politik yaklaşımın da artık geçerli olmadığını vurgulamaya çalışıyor. 15 Temmuz ile seküler hayat tarzı arasında nasıl bir bağlantı kurduğu konusunu bir yana bıraksak bile, yine açıklamasında “nefret ettiğimiz bir iktidar” diye tanımladığı AKP rejiminin tezlerini CHP’ye ihraç etmeye çalışmasındaki mantığı anlamak imkansız.

Eski bir cemaat üyesi olan ama hali hazırda AKP rejiminin savunuculuğunu üstlenen ve (Meral Akşener’e yönelik dile getirdiği gibi) insanlara attığı iftiralar ile meşhur olmuş bir ismin ortaya attığı bir iddiayı, CHP’nin siyasi duruşunu aşındırma pahasına ve hatta siyasi ayak tartışmalarının tam ortasındayken, AKP rejiminin tezlerini doğrularcasına dile getirmesinin farklı anlamlar taşıyabilme ihtimalini de gözden kaçırmamak lazım.

En cengaver elemanlarını birer birer Saray’a kaptıran muhalefetin, belki yeni bir fire daha vermesinin arifesinde olabiliriz. Tavsiyemiz, AKP’nin tezlerini savunurken neyi savunduklarını iyi düşünmeleri. Bugün farkında olmayabilirler ama ilerde bu söyledikleri için ciddi pişmanlık duyacaklardır. Bizden söylemesi…