Yenişafak gazetesi bugün geleneksel üzerine çay dökülmüş belge dizisinin ikincisini yayınladı. 1991 tarihli olan ve MİT arşivinden  çıktığı iddia edilen sözde belge bir çok vahim hatalarla dolu.

Yenişafak bugün yayınladığı “FETÖ CIA’ya yardım ediyor” başlıklı haberde, Körfez Savaşı sonrası Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı ülke ajanları ile Hizmet Hareketi mensuplarının “casusluk” ilişkisi olduğu iddia etmekte. 3 Nisan 1991 tarihli sözde belgeye göre dönemin Emniyet Genel Müdürü olduğu belirtilen Yılmaz Ergün’ün da ajanların işlerini kolaylaştırdığı vurgulanmakta.

Herhangi bir isim ve imza bölümünün yer almadığı sözde belgede ciddi hatalar yapılmış. Belgenin üzerindeki tarih olan 3 Nisan 1991’de Yılmaz Ergün, Emniyet Genel Müdürü olarak görev yapmıyordu. Yılmaz Ergun 18 Şubat 1992 – 10 Temmuz 1993 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü görevini yürütmüştür. Ergun’dan önce 9 Temmuz 1991 – 18 Şubat 1992 tarihleri arasında Ünal Erkan Emniyet Genel Müdürüydü. 16 Nisan 1990 – 9 Temmuz 1991 tarihleri arasında ise, yani belgenin yazıldığı tarihte Emniyet Genel Müdürlüğü görevini Necati Bilican yürütmekteydi. Diğer bir ifadeyle belgede Emniyet Genel Müdürü olduğu belirtilen Yılmaz Ergun, belgenin yazıldığı tarihte Genel Müdür değildi. Söz konusu tarihten sonraki ikinci Genel Müdürdü.

Belgedeki hatalar bu kadar da değil. Belgede “Örgütün CIA ajanlarının işini kolaylaştırmak için dönemin Emniyet Genel Müdürü Yılmaz Ergun’u kullandığı belirlendi.” denilmektedir. Oysa 15 Temmuz’un hemen akabinde yayınlanan haberlerde Meclis Darbeyi Araştırma Komisyonuna ulaşan bir belgeden bahsedilmekte ve Gülen hareketinin 24 yıl önce emniyette soruşturma konusu olduğunun ortaya çıktığı iddia edilmekteydi. Meclise gönderildiği söylenen Eylül 1992 tarihli belgenin altında yine Yılmaz Ergun’un imzası vardı. Gülen hareketine ilişkin birçok olumsuz iddianın yer aldığı belgeyi imzalayan Yılmaz Ergun, Yenişafak’a göre CIA ile ilişkili Gülen hareketi mensuplarının işlerini kolaylaştıran kişiydi. Hatta, bu kolaylaştırmayı Emniyet Genel Müdürü sıfatıyla yapan Ergun, henüz Genel Müdür bile değildi.

Öte yandan haberde söz konusu MİT belgesine dayanarak bir dizi yabancı uyruklu kişinin ismi sıralanırken CIA ile irtibatlı Hizmet Hareketi mensubu bir kişinin bile ismi yer almıyor.

İstihbarat bilgilerinin manipülatif olduğu ve hiç bir şekilde delil teşkil etmeyeceği gerçeği ortadayken, üzerine çay dökülerek eskitilen sahte MİT belgelerinden yola çıkılarak Cemaate suç suçlama yöneltmek tam da Yenişafak’a uygun bir hareket olmuş.