Siyaset dünyasınından sonra herhalde “fetö” kavramının en çok üretildiği alanlardan biri de kuşkusuz futboldur. 3 Temmuz 2011’deki şike operasyonu, Aziz Yıldırım’ın tutuklanması, 6 yıl 3 ay ceza alması, yeniden yargılanarak beraat etmesi, son olarak da Yargıtay’ın bu kararı da bozması herkesin hafızalarında. 15 Temmuz sonrasında Şike soruşturmasının da diğer bir çok dava gibi “fetö” kumpası olarak lanse edilmeye çalışması ve soruşturmayı yürüten polislerin de bu kapsamda yargılanıyor olmaları, futbolda “fetö” tartışmalarının odağındaki konular elbette.

AKP rejiminin “fetö” kavramının işlevselliğinden yararlanarak oldu bittiyle hukuki alandan siyasi alana çekip kumpas olarak yaftaladığı futbolda şike konusu, Türkiye’nin en absürt tartışmalarından biri haline geldi. Burhan Kuzu ile AKP eski milletvekili Bahar Ayvazoğlu arasında polemiğe dönüşen şike davasının gerçek olup olmadığı tartışmasına yine AKP’li Cora’nında müdahil olması, iktidar cenahında da aslında kafaların karışık olduğunu gösteriyor. Ardından Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’un “Söz konusu Fenerbahçe olunca FETÖ yok, başka her konuda FETÖ var. Seçim zamanı daha sempatik olunuyor, bu konu daha çok işleniyor. Bunu büyük bir haksızlık ve saygısızlık olarak görüyorum.” açıklamasıyla daha garip bir hal almış durumda.Tartışmaya dahil olan Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz ise “FETÖ bittikten sonra kim kaç kez şampiyon olmuş siz medya mensuplarına söylüyorum sayın çıkarın.” diyerek konuyu daha farklı bir boyuta taşıdı. Buna bir de Trabzonspor’daki Berat Albayrak üzerinden yürütülen tartışmalar da eklenince iş iyice işinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Tabloya bakıldığında, Trabzonsporlular “fetöcü”, Berat Albayrak “fetöcü”, şike yapıldığını iddia eden herkes “fetöcü”.

Futbolda “fetö” konusu içine bakanların, kulüp başkanlarının, milletvekillerinin de girdiği aklın sınırlarını zorlayan bir zemine kaydığından mantıklı çıkarımlar yaparak bir analize varmak mümkün görünmüyor. Mevcut durum sadece “fetö” şeytanlaştırmasının kalabalıkları kitleler halinde sonu akıl hastanesinde bitecek bir yolda sürüklüyor olduğu gerçeğinden başka bir mana ifade etmemektedir.

Peki, fetbolda “fetö” konusu sadece şike konusuyla mı sınırlı? Aşağıda sıraladığımız bir dizi haber, konunun geldiği boyutları biraz daha net olarak ortaya koyuyor.

  • Eski futbolcular Bekir İrtegün, Zafer Biryol, Ömer Çatkıç, Uğur Boral, Ersin Güreler ve antrenör İsmail Şengül, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15’er yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaktadır.
  • Yine eski futbolcular İsmail Demiriz ve Uğur Tütüneker de ‘terör örgütü üyeliği’ suçundan 7.5 yıldan 15’er yıla kadar hapis istemiyle yargılanmış, Türüneker beraat etmiş, İsmail Demiriz ve Arif Erdem’in dosyaları ise ayrılmıştır. Arif Erdem ayrıca firari olarak aranmaktadır.
  • Gol kralı eski milli futbolcu Hakan Şükür’de “terör örgütü üyeliği” suçundan firari olarak aranmaktadır. Hakan Şükür’ü bulamayan AKP yargısı, yerine babası Selmet Şükür’ü yargılamaktadır. Selmet Şükür’ün mal varlığı üzerine tedbir kararı da konulmuştur.
  • Ayrıca Emre Belözoğlu, Arda Turan, Okan Buruk, Antalyaspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz hakkında da “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü iddia edilmektedir.
  • Türkiye Futbol Federasyonu, “fetö” soruşturması için MHK, PFDK, Tahkim ve Temsilciler Kurulu başta olmak üzere tüm kurulların başkan ve üyelerinin yazılı istifasını istemiş ve TFF’de görev alan 2 bin 800 kişinin listesi araştırma için İçişleri Bakanlığı’na gönderilmiştir. MİT’ten gelen raporda 9 üyesinin başkan Kuddusi Müftüoğlu dahil 5’inde “fetö” bağlantısı tespit edilmesi üzerine MHK üyelerinin istifaları federasyon tarafından yürürlüğe konulmuştur.
  • Trabzonspor’un eski Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun suç duyurusu üzerine eski MHK Başkanı ve Süper Lig hakemlerinin de bulunduğu 20 kişi hakkında hükümeti devirmeye teşebbüs suçlamasıyla inceleme başlatılmıştır.
  • “Fetö” üyesi olduğu ihbarı üzerine gözaltına alınarak hakkında savcılık soruşturması başlatılan Rizespor Kulübü Mali İşler Müdürü Mustafa Tansuyu hakkında, “fetö” bağlantısı tespit edilemediği için takipsizlik kararı verilmiştir. Tansuyu hakkında “fetöcü” ihbarının kaynağı olduğu ortaya çıkan Rizespor kulüp malzemecisi Ahmet Koç ise işten çıkarılmıştır.
  • 1999-2000 sezonunda UEFA kupasını kazanan GS, mayıs ayında yaptığı kutlamalar için hazırladığı videolarda, kupayı kazanmada büyük emeği geçen futbolcular Hakan Şükür ve Arif Erdem’i “fetöcü” oldukları gerekçesiyle sansürlemiştir.