Said Emre ERENOL

Geçtiğimiz günlerde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yeni hizmet binasının açılış töreninde Diyanet İşleri Başkanı Ali ERBAŞ bir dua yaptı. İhtimal vakit darlığından doyurucu ve uzun bir dua yapamadı. Bendeniz de, ülkemizde törenle açılan tesislerin, seçim arefelerinde  tekrar açıldığını bildiğimden, aynı binanın ikinci kez açılacağı törende sayın Diyanet İşleri Başkanımıza yardımcı olmak üzere acizane aşağıdaki alternatif duayı hazırladım. Tensip buyururlarsa bu duayı okurlar, buyurmazlarsa, Hayrettin Karaman Hoca’ma arz ederim. O’ da bu duayı değişik formatta fetvalara dönüştürebilir.

Alternatif ya da yedek duamız şöyle;

“Ey Yüce Allah’ım! Öncelikle müfterilerin “Kaçak Saray” dedikleri, itibarımızı göklere çıkaran bin odalı muhteşem külliyeden sonra, Milli İstihbarat Teşkilatı’mıza da böylesine muazzam ve donanımlı bir binayı nasip ettiğin için sana sonsuz şükürler olsun!

Allah’ım! Sen “Semi” ve “Basir” sin. Yani işiten ve görensin. Bugüne kadar hep Almanya, Amerika ve diğer güçlü devletler bizi dinledi ve izledi. Bu muhteşem bina ve ekipmanlarıyla bizim de onları dinlememizi kolaylaştır Ya rabbi! Ta ki önümüze çıkıp; “17 Aralık’ın iç yüzü şöyleydi, 15 Temmuz’un aslı böyleydi. Biz her şeyin farkındayız ve gerçekleri tespit ettik” dediklerinde, bizim istihbarat da onlara; “Biz de sizin Savcı Bharara’nızın ve Erdogan’a sosyal medyada “Tamam” diye tweet atan porno yıldızınızın FETÖ’cü olduğunu tespit ettik!” diyebilsin Ya Rabbi!

Ümmetin liderinin “Sır küpüm” dediği bu muhteşem tesisin sadece Başkanına değil, tüm personeline de  para küpü olmayı, estağfirullah dilim sürçtü, sır küpü olmayı nasip eyle Ya Rabbi! O personel ki, bir zamanlar beyaz toroslarla adam kaçırıp ortadan kaldıran, devletin itibarını zedeleyen bir anlayıştan, lüks siyah transporter ile adam kaçırarak teşkilata çağ atlattılar. Hem de gizli kapaklı değil, aleni, şehrin ortasında, güpegündüz kaçırarak şeffaflık örneği sergilediler. Vatan uğruna, hukuki sorumluluktan bile korkmadan cesurca vazifelerini ifa ettiler ve ediyorlar. Tıpkı 15 Temmuz gecesi çok sayıda ve silahlı personelle sokaklarda görev yaptıkları gibi.

Ülkemizde güvende görülmeyen milli servetimizin bir kısmını yurt dışına konteynerlerle, uçaklarla götürerek koruma altına alınmasını sağlayan, Nijerya’dan Libya’ya kadar, muhtaç her coğrafyaya “İnsani Yardım Malzemeleri” taşıyan bu güzide insanları “Muhsin” ism-i şerifinle ihsanlara boğ Ya Rabbi!

Çiftlik Kavşağındaki Marşandiz denen o köhne yerden bu güzide kurumun fedakar çalışanlarını kurtardığın için sana sonsuz şükürler olsun! Vatan haini kişilerin, saklandıkları yerden aylar sonra çıkıp Emniyet’e teslim oldukları özgür ve tarafsız basına da yansımışken, kaçırılanların orada tutulup ağır işkencelere maruz kaldıkları iftirasını ortaya atanlara sen layık oldukları vechile muamele et Ya Rabbi! Üzerlerinde zahiren görünen yara-bere, kırık-çıkık izlerinin saklandıkları yerde top oynarlarken düşme neticesi meydana geldiğini sen tüm laf anlamaz avukatlara, dış güçlere anlayacakları şekilde duyur Ya Rabbi!

Ya Rabbi! Bu teşkilat ki, yurtdışına kaçmış hainleri bulup başlarına çuval geçirerek ülkemize getiriyor. Diğer vatan hainleri ve onların yabancı ortakları da, bu yapılanlar uluslar arası hukuka aykırıymış, zorbalıkmış gibi iftiralarla bu şerefli camianın personelini karalamaya çalışıyorlar. Güya ihtilal yaptırmak istedikleri ülkelerde işleri ellerine yüzlerine bulaştırıyorlarmış, teşkilatın iki üst düzey yöneticisi PKK’nın elinde esirmiş. Bu ve bunun gibi yalanları uyduranları sen “Kahhar” ism-i şerifinle cezalandır Ya Rabbi!

Ve sen, “Hafiz” ismi şerifinle, bu gözü kara vatan evlatlarını hukukun karşısına çıkıp hesap vermekten muhafaza eyle! Zira onlar, ne yaptılarsa Sn Reis’in bilgisi dahilinde yaptılar. Sen Reis’imizi tüm iç ve dış düşmanlardan koru Ya Rabbi!