“Fetö” kavramı, dar bir kesim haricinde, Türkiye’de bulunan hemen hemen bütün siyasal ve toplumsal gruplar tarafından yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Ancak her grup işgal ettiği pozisyona göre kavrama farklı anlamlar yüklemektedir. Diğer bir ifadeyle, her toplumsal veya siyasal grubun kendine has bir “fetö” tanımı ve bu tanıma göre etiketlediği yığınlar vardır.

Ancak kavramın bu şekildeki yoğun kullanımı ve sınırlanma kabiliyetinden yoksun oluşu birçok problemi de beraberinde getirmiştir. Kavramın, hedeflendiği gibi kriz çözen değil kriz üreten bir boyuta ulaştığı iktidar ideologları tarafından da kabul edilmektedir. Mehmet Barlas, “Bunların yanında ‘FETÖ’cü avı’nın ölçüyü kaçırmış olması veya yargıda kalan FETÖ’cülerin bu konuyu köpürtmüş olmaları yanında ekonomik krizin geniş kitlelerdeki olumsuz yansımaları da, herhalde AK Parti zirvesinin ilgilenmesi gereken sorunlar arasındadır.” diye yazmıştır. Buna rağmen kavramın işlevsel cazibesi, kavramı kullanmaktan geri durma iradesini zehirlemektedir.

Farklı yoğunluk ve üsluplarla da olsa “fetö” kavramını kullanan grupları en kaba şekliyle şu başlıklar altında sıralayabilirz:

  • AKP ve muhafazakar kesimler,
  • MHP ve milliyetçi kesimler,
  • CHP ve laik-sol kesimler,
  • HDP ve Kürtler,
  • İYİ Parti ve milliyetçiler,
  • SP ve milli görüşçüler,
  • Vatan Partisi ve ulusalcılar,
  • Tarikat ve cemaatler.

“Fetö” kavramını kullanmayan az ve küçük de olsa iki grup vardır:

  • Bazı liberal demokratlar ile
  • Bazı Nurcu gruplar.

İktidar ve Muhalefetin “Fetö” Üretme Nedenleri

Türkiye’deki her toplumsal veya siyasal yapı belirli nedenlerle “fetö” kavramını kullanıyor, istismar editor veya kendini kullanmak zorunda hissediyor olabilir. Odaklanabilmek için alanı biraz daraltarak konuya baktığımızda muhalefet ve iktidar olarak iki ana başlık altında “fetö” üretme nedenlerine bakabilir.

Muhalefetin genel olarak üç görünen sebep arkasında gizlediği üç gerçek nedenden  ötürü “fetö” kavramını ürettiğini söyleyebilirz. Muhalefetin görünen nedenleri, diğer bir ifadeyle kamuya yönelik yaptıkları açıklamalrda kullandıkları nedenleri şöyle:

  • “Fetö” ile mücadelenin koca bir yalan olduğu tezine olan inanç ve söylem.
  • “Fetö”nün siyasi ayağının bulunması gerektiği yönündeki söylem ve ısrar.
  • “Fetö” ile en iyi muhalefetin mücadele edeceği yönündeki propaganda.

Ancak bu sbeplerin ikna edicilkten uzak olduğu ilk bakışta görünebiliyor. Bu noktada muhalefetin “fetö” üretmedeki motivasyonunu şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İktidarın muhalefeti “fetöcü” olarak yaftalamasından duyulan korku.
  • İktidarın elinde bulundurduğu yargısal ve bürokratik güce yaranma gayreti.
  • İktidarın toplumda oluşturduğu “fetö” algısını siyaseten sömürme arzusu.

İktidara gelince… İktidarın görünen ve her fırsatta dile getirmekten zevk aldıkları sebepleri şu şekilde:

  • Yargı darbesi olduğu iddia edilen yolsuzluk operasyonlarının “fetö” tarafından gerçekleştirdiği yönündeki inanç ve algı.
  • 15 Temmuz darbe girişiminin “fetö” tarafından gerçekleştirdiği yönündeki kanaat.
  • “Fetö”nün Türkiye’ye ve dünyaya büyük bir tehdit oluşturduğu yönündeki propaganda.

Türkiye’de alıcısı olsa da bu gerekçelerin de daha büyük gerçekleri sütrelemek için kullanıldığı artık herkesin malumu. Dolayısıyla iktidarın özetle iki sebepten ötürü “fetö” üretimine giriştiğini söylemek doğru olur:

  • “Fetö” üzerinden tüm muhalif kesimleri baskı altına alma şansını yakalamış olma sevinci ve bu fırsatı kaçırma endişesi.
  • Yanlış iktidar politikalarının yüklediği sorumluluğu soyut “fetö” kavramına yansıtarak sorumluluktan kurtulma beklentisi.

Son olarak şunu da belirtmek gerekirki, “fetö” kavramının çok farklı motivasyonlar ve amaçlarla geniş bir skalaya dağılan kullanım sebepleri, doğal olarak, kavramın hangi zeminde ele alınarak tartışılması gerektiği sorusuna cevap verilmesini imkansıza yakın derecede zorlaştırmaktadır.

Dürüst bir yaklaşım, doğru bir bakış açısı, tarafsız bir gözlem ve insanı odağa alan bir analiz seçeneğine fırsat tanıyacak bir zemin oluşmadan da kavramın doğal mecrasında konuşılması pek mümkün görünmemekte.

Ancak GENO/TR olarak, bu boşluğu yapabildiimiz kadar doldurmayı önemli bir toplumsa görev olarak gördüğümüzü söyleyebiliriz. Bu açıdan, SİMGELEME başlığı altında yayınlayacağımız yazılarla, “fetö” kavramını, somut olaylar çerçevesinde daha derinlemesine ele almaya devam edeceğiz.