Sözcü gazetesinde 07.01.2020 tarihinde “AKP’li Avukatlar Savundu FETÖ’cüler Beraat Etti” başlıklı bir haber yayımlandı. Haber başlığına bakınca suçlu oldukları kesin olan insanların yalnızca avukatlarının iktidar partisi il başkanı ve belediye başkanı oldukları için mahkeme heyetini etkileyerek beraat ettikleri algısına kapılıyorsunuz. Ve ne yazık ki bu duruma şaşırmıyorsunuz. Çünkü sizin ülkenizde, yargı siyasi etkiye açık bir halde. Ama haberin içeriğinden de AKP’li avukatların sanıklar lehine heyeti etkilediğine dair açık bir kanıt sunmasını da bekliyorsunuz. Peki, haber bunu yapıyor mu? Cevap tabi ki hayır. Sözcü gazetesinin yaptığı ise şu: adeta mahkeme yerine geçerek bu insanları yargılamak ve suçlu olduklarına hükmetmek.

Habere göre 35 sanıklı dosyada yargılama neticesinde 31 sanık beraat etmiş kalan 4’ünün ise dosyaları ayrılmış. Sanıklardan sadece ikisinin hakkında bilgiye yer veriliyor.  Birisi hakkında dile getirilen suçlama Kilis İş Adamları Derneği başkanı olması ve Pensilvanya’ya gitmiş ve Fethullah Gülen’le görüşmüş olması. Diğerinin hakkında ise Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Tohumcu’nun yeğeni olması dışında bir bilgi bulunmuyor. Beraat eden 29 kişinin ise haberin içeriği ile bir ilgileri bulunmuyor.

Sadece bu kadar bilgi ile Sözcü gazetesi sanıkların suçlu olduğuna hükmetmiş ve bu insanların nasıl beraat ettirildiğini sorgulamış.

Sözcü gazetesi, yazarları hakkında verilen mahkumiyet kararının haksızlığını göstermek için yanlış bir yol takip ediyor. Sözcü gazetesi kendi yazarlarının hukukunu korumak istiyorsa öncelikle haberde yer verdiği dava dolayısıyla şu soruların cevabını aramalı;

  • Bir kişinin yasal olarak kurulmuş ve devlet denetimi altında faaliyet gösteren bir derneğin başkanı olması suç mudur?
  • Bir kişinin Pensilvanya’ya gitmesi ve Fethullah Gülen’le görüşmesi suç mudur?
  • Yargılanan kişilerin avukatlarının bir parti mensubu olması sanıkların masumiyetinin ispatı için bir engel midir?
  • Bir kişinin yeğeni olmak suç mudur?

Sonrasında ise ‘FETÖ’ suçlamasıyla yapılan yargılamalarla ile ilgili olarak da şu soruların cevabını aramalıdır;

  • Mahkemeler gerçekten bağımsız ve tarafsız mı?
  • Siyasi iktidarın mahkemeler üzerinde ki etkisi adil bir yargılama yapılmasını engellemekte midir?
  • Cebir ve tehdit içeren bir eylemleri olmamasına rağmen kişilerin Terörle Mücadele Yasası kapsamında yargılanması, tutuklanması, mahkum edilmesi doğru mudur?
  • İltisak, irtibat, illiyet gibi kavramlarla insanlara suçlama yöneltilmesi doğru mudur?
  • İnsanların konuşturulması için işkence merkezlerinde tutulmaları, işkenceyle ifadelerinin alınması ve işkence merkezlerinin dualarla açılması doğru mudur?

Bu ve bunlar gibi Türkiye’deki yargılama süreçleriyle ilgili soruların cevaplarının aranması yerine hukuk dışı gerekçelerle yargılanan insanların beraat etmeleri üzerine haber yapılması iktidarın yaptığı hukuksuzluklara prim vermekten başka bir anlam taşımayacaktır.

Sözcü gazetesi insanların nasıl beraat ettiğiyle değil, nasıl ve neden yargılandıkları, tutuklandıkları ve cezalandırıldıklarıyla ilgilenirse hem gazetecilik adına iyi bir iş yapmış olur hem de yazarlarının yargılama süreçlerine katkı sağlamış olur.