Bu platformda kişilerle değil fikirlerle ilgilenmeye çalışıyoruz. Gerçi, konu edindiğimiz her şeyi teknik anlamda fikir olarak kabul etmek mümkün olmasa da kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına cevap verilmesi veya doğrusunun ne olduğunun anlatılması gereken hususlar olarak kabul ediyoruz. CHP eski milletvekili Yıldıray Sapan da bu platformun konusu değil normalde. Ancak ahaber’de yaptığı ve bugün Sabah gazetesinin de “CHP eski milletvekili Yıldıray Sapan: CHP FETÖ kontrolünde” şeklinde haberleştirdiği konu, toplumsal sorunlarımızın en önemlilerinden birine işaret ettiği için doğal olarak ilgilenme ihtiyacı duyuyoruz.

Siyasilerle ilgili değerlendirme yapıldığında şu hususun da ifade edilmesi gerekiyor. Demokratik toplumlarda siyasetçi, toplumu yönlendiren değil çoğunlukla toplum tarafından yönlendirilen kişilerdir. Siyasetçiler toplumun aynasıdır demek yanlış olmaz. Çünkü siyasetçi profili halkın tercihlerine göre şekillenmektedir. Dolayısıyla da siyasetçilere yöneltilecek her eleştiri dolaylı da olsa topluma da yöneltilmiş olacaktır. Ahlak, siyasetin ürettiği bir değer değildir. Siyaset mekanizmasının ahlak üretmesi istenemeyeceğine göre kişisel özellikleri itibariyle ahlaklı olma özelliğine sahip olan kişilerin tercih edilmesi gerekecektir. Eğer, ahlaklı siyasetçi seçme konusunda toplum üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmezse, menfaat üzerine kurulu bir siyasi ortam oluşmasına imkan sağlanmış olacaktır. Yani siyasetçiye yöneltilen her eleştirinin kaynağında toplumun da kabahati vardır.

Bu genel değerlendirmeyi yaptıktan sonra, siyasetin menfaat üzerine bina edilmesine dair olaya geçebiliriz.  CHP eski milletvekili Sapan, geçmişte Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a twitterdan “Biri çıkıp Sümeyye’nin k..na palayla vursa ne olurdu acaba?” şeklinde bir paylaşım yapmış, yoğun tepki alınca da özür dileyerek mesajını silmişti. AKP’nin Genel Başkanının kızı hakkında alenen hakaret içerikli twitler atacak kadar muhalif olan bir ismin, nasıl olup da kısa süre içinde yine AKP’nin yayın organı ahaber’e konuk olup eski partisine saldırmaya başlaması, siyasetin menfaat üzerine kurulu olduğuna güzel bir örnek olmuştur. AKP açısında CHP’ye vurulacak bir konu, Sapan açısından da kendisine yeni bir alan açma imkanı. Ortaya çıkan bu çıkar ilişkisi nedeniyle de taraflar birbirleri hakkında sarf ettikleri ağır sözleri görmezden gelebiliyor ve birlikte hareket edebiliyor. Bu durum tabi ki ülke ya da millet menfaati için değil, tarafların şahsi çıkarları için.

Siyaset yapan ve yapacak olan siyasiler; ahlaklı, imkan ve olanakları millet için kullanan, adalet ve sadakat duyguları yüksek insanlardan oluşursa ülkemiz daha güzel olacaktır. Yoksa mı? Onu  sizin engin öngörünüze bırakıyoruz…