Bir olayla ilgili değerlendirme yapmak istiyorsanız, Nedim Şener’in o konuda ne söylediğine bakmanız size kolaylık sağlayacaktır. AKP, cemaat ve mevcut yargı uygulamaları konusunda bir değerlendirmede sizi hiç yanıltmaz! Yapmanız gereken, tabi ki ne söylüyorsa tersini anlamak.

Bu kapsamda, Nedim Şener’in bugün yazdığı ‘Ne damatmış ama’ yazısından yola çıkarak, Bülent Arınç konusunu nasıl değerlendirmemiz gerektiğine bakalım. Ayrıca bu yazı sayesinde, Ankara Başsavcısı, yargının faaliyetleri ve cemaatle mücadele konularında, çok fazla analiz yapma ihtiyacı duymadan bilgi sahibi olmak da mümkün.

Yazısında yer alan değerlendirmelere bakalım;

‘Zaman göstermiştir ki Kocaman, FETÖ ile mücadelede kahramanlaşmış bir isimdir.’

Anlıyoruz ki, Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman adaletin tesisi için çalışan bir savcı değil, AKP’nin hayatta kalma mücadelesinin öncülerinden birisi. Zira, mücadeleden bahsedildiği yerde adaletten bahsedilemeyeceği gibi mücadelede kahramanlaştığından bahsedilen bir kişinin de hakim ya da savcı olmasından ve adaletin tesisi için çalıştığından bahsetmek de mümkün olmayacaktır.

‘Sağduyulu ve iyi bir hukukçudur.

Şener, Kocaman’a sağduyulu dediğine göre, Kocaman’ın doğru ile yanlışı birbirinden ayırma gücüne sahip olmadığını anlamamız lazım.

İyi bir hukukçu derken de, ‘hukuk siyasetin köpeğidir’ sözüne atfen siyaset adına çok iyi iş yapan bir kişi olduğu anlaşılmakta.

Mahkumlarla mangal partileri yaptığı bilinen, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından verilen bir karara karşı, ‘bizi bu aşamada etkilemez, aynı şekilde devam edeceğiz’ diyen bir kişinin iyi bir hukukçu olduğunu anlayacak değiliz tabi ki.

‘Yaptığı açıklama ise yetkisi ve görev sınırları içerisinde son derece makuldür.’ 

Burada kastedilen tabi ki 5235 sayılı Kanunun 18. maddesinde “Cumhuriyet Başsavcısının Görevleri” başlığı altında sıralanan görevler değil. Anlatmak istediği, Başsavcının görevinin Saray adına hukuku araç olarak kullanarak AKP iktidarının muhafazasını sağlamak. Bu kapsamda da AKP iktidarının bekası adına her türlü faaliyeti yapma yetkisine de sahip olduğunu söylüyor.

‘“Nereden biliyorsunuz? Soruşturmayı siz yapmadınız, kovuşturmada bulunmadınız, istinafa giden ise başka savcıydı” diye çıkışıyor, damadı uğruna hedef gösteriyor.’

Bülent Arınç’ın yaptığı açıklama ile Başsavcı Kocaman’ın hedef gösterildiğini söylemek suretiyle, ilgili mihraklara Bülent Arınç’ı hedef gösterdiğini anlatmak istemiş. Yoksa bir kayınbabanın damadı için açıklama yapmasında insani olarak ne mahsur olabilir ki…

Öyle anlaşılıyor ki, bu dosya her kurumun FETÖ ile mücadele konusundaki samimiyeti ve herkesin sınavı olacak.’

Slogan haline gelmiş olan bu sözle, AKP üst yönetimine mesaj vererek gözüm üzerinizde, “hadi bakalım bu dosyada beraat verilsin de görelim” demek istemiş. Samimiyet ölçüsü AKP’lilerin damatlarını da feda edip etmeyeceklerine göre belirlenecek.

‘Asıl mesele, basına yansıdığına göre Ekrem Yeter’in FETÖ yöneticileri ile 700’den fazla telefon irtibatı, FETÖ’nün derneğinde yöneticilik ve FETÖ elebaşının çağrısı sonrası Bank Asya’ya para yatırmasına rağmen nasıl beraat kararı aldığıdır.’ 

Burada demek istediği, bir suçun var olup olmadığını, mahkemelerin verdiği kararlar, Yargıtay’ın dediği, yasalar, Anayasa, evrensel hukuk ilkeleri ve uluslararası sözleşmeler değil, Nedim Şener ve AKP’nin var olma mücadelesini veren kahramanların(!) belirleyebileceğidir.

Konuyu anlamamıza yardımcı olduğu için Nedim Şener’e teşekkürler…