En profesyonel katil bile, hele de ilk cinayetiyse rol yapamaz. Gerçek duygularını mutlaka söz vedavranışlarıyla açığa çıkarır. Katil o an ne dediyse gerçek motivasyonu odur. Karlov suikastının failinin beden diline bakınca rol yapan eğitimli bir suikastçıdan ziyade, büyük bir motivasyonlaeylemini gerçekleştiren bir profil karşımızda duruyor. Yakın mesafeden sıkılan 4 kurşunun ardından sloganatarak 5 kurşun daha sıkmak genelde radikal-selefi örgütlerde karşımıza çıkan, büyük bir nefret ile işlenenyüksek profilli fedai eylemlerinde görülmektedir.

Şahsın eylemden birkaç gün önce, Halep’te yaşanan insanlık dramı sebebiyle Rus Büyükelçiliği önündeyaşanan olaylarda görevli olmasının cinayetin motivasyonunda rol oynadığı anlaşılmaktadır. Suriye ile ilgilibir şey yapılması gerektiğini söyleyen katilin, intikam sloganları atan, aynı düşünceyi paylaştığı öfkeligrupların söylemleri ile nihai kararını vermiş olabileceği akla gelmektedir.

Annesi ve ablasının gözlemlerine göre, katilin onları tedirgin edecek kadar radikalleşmesi, Suriyebağlantılı grupların sohbetlerine gitmesi, eski kıyafetler giymeye, denize girmemeye, TV izlememeyebaşlaması kendi doğal süreci içerisinde olmuştur. Bunlar tipik radikalleşme süreçleridir. Ailesininifadelerinde bu süreçte Gülen grubu hiçbir şekilde anılmamaktadır. Kişiyi en iyi analiz edecek kişilerolan ailesinin beyanlarıyla, radikalleşmenin tamamen doğal mecrasında ve diğer örneklere uygun şekilde yaşandığı görülmektedir.

Katilin kolaylıkla canlı yakalanabileceği bir ortamda, İçişleri Bakanının tüm teamülleri yıkarak herkestenönce olay yerine gitmesi, sonrasında katilin öldürülmesi tesadüfün ötesindedir. Resimde görülenduvardaki kurşun izleri çok anlamlıdır: Türkiye’deki çok tecrübeli operasyon birimleri yapması gerektiğişekilde ayak hizasına ateş ederek katili etkisiz hale getirmiştir. Ayak seviyesindeki çok sayıda kurşunizi bunu ifade etmektedir. Ancak sonradan muhtemelen gelen talimatla katil infaz edilmiştir.

Katilin vurulmasıyla ilgili olarak yapılan açıklamalarda, önce Büyükelçiye müdahale etmek için,sonrasında üzerinde bomba var gerekçesiyle yapıldığı söylenmiştir. Ancak bu açıklamalar pek çok açıdançelişkili ve inandırıcılıktan uzaktır. Katilin üzerinde bomba olmadığı çok aşikardır. Resimlerde ve katilinhareketlerinde bu açık şekilde görülmektedir. Kaldı ki bomba olduğu kabul edilse bile neden olay yerineİçişleri Bakanından önce Bomba imha ekiplerinin gelmediği sorgulanmalıdır. Murat Yetkin tarafından kaleme alınan yazıda da benzer noktalara dikkat çekilmiştir.

İDDİANAMENİN DEĞERLENDİRMESİ

Öncelikle iddianamede Hizmet Hareketiyle ilgili somut hiçbir delil yoktur. Savcı ilk önce sonucu yazmış,sonrasında olmayan delilleri kendi zanlarıyla eğip bükerek Harekete bağlamıştır. Radikal unsurlar için deüç maymunu oynayarak iddianameyi hazırlamıştır. Önünde çok açık ve net bir şekilde zanlınınradikalleşme süreci, psikolojik travmatik durumu, cihadist düşüncelerini paylaştığı çok net bir gelişimsüreci varken, bu durumların hepsini Cemaatin yönlendirdiği iftirasına bağlamıştır. Şahsın bir kesimtarafından yönlendirildiği açıktır ancak bunun cemaat olduğuna dair en küçük bir emare bulunmamaktadır.

Savcı iddianamesini, 2017 Şubat ayında kaçırılarak işkence gören bir kişinin beyanlarına ve gizli tanıktan elde edildiği iddia edilen bir flash bellekte katilin adının geçtiği iddiasına dayandırmaktadır. Bunun dışında 2016 başlarında ABD’de yapılan toplantılar, STV’deki diziden bir bölüm ve Emre Uslu ile AbdullahBozkurt’un Twitter’daki yorumları “en güçlü” delil olarak gösterilmiştir.

Savcının görmek istemediği ancak çok net ortada olan Sosyal Doku, Nurettin Yıldız, Oduncu Kardeşlerleilgili bağlantılar, ev arkadaşı Serkan Özkan’ın AKP bağlantıları iddianameden özelikle kaçırılanbölümlerdir. Yine oldukça şüpheli olan bazı bağlantılar (hayat kadını buluşması, cinayet öncesindeki süreçteotelde yaptığı önemli görüşme vs) dikkate alınmamıştır.

Rus makamlarından gelen çok az delil olması da ayrıca dikkat çekicidir. Ya gerçekten az delil geldi ya da savcı tarafından iddianameye konulmadığı anlaşılmaktadır. İki durumda ayrıca irdelenmesi gereken bir vakıa olarak yer almaktadır.

Katilin Nurettin Yıldız bağlantısı bu kadar göz önündeyken savcının bu bağlantıları soruşturma ihtiyacı hissetmemesi, ya da Rus makamlarının bunları dikkate almaması düşünülemez. Ancak bunlarla ilgili iddianamede bir değerlendirme yer almamıştır.

İddianameye eklenen sağlık kayıtları en önemli hususlardan birisi. Şahsın her an bir eylem yapmayameyilli olduğu çok net anlaşılıyor. Kayıtlar bir fedai eylemcinin davranışlarının varlığını göstermekte. İddia edildiği gibi kendisini gizleyen bir kişi olsa bile anne, baba, kardeş, sevgili, yakın arkadaşlara karşı duygularını gizlemesi mümkün değildir.  Bu kişilerin hepsi katili dengesiz, tutarsız, sorunlu ve radikalleşenbir profil olarak tanımlıyorlar. Böyle büyük bir eylemi tasarlayan kişinin, savcıya göre kendini gizleyen kişinin, bu kadar fevri bir şekilde açık vermesi, iddianamenin genel mantığı ile tutarsızlık oluşturuyor.

Suriye meselesiyle bu kadar ilişkili bir cinayette, Suriye bağlantıları, özellikle Suriye’deki cihat yanlısıfaaliyetleri ile bilinen Oduncu ailesinin neden ayrıntılı sorgulanmadığı ayrı bir muamma konusu. Murat Oduncunun cinayetten önce yazdıklarını neden sildiği, neden hesabını kapatarak ortadan kaybolduğu değerlendirme konusu yapılmamıştır. Katilin ev arkadaşı Serkan Özkan, Özkan’ın ortağı Abdullah Polat,Polat’ın Süleyman soylu ve AKP bağlantıları ile Süleyman Soylu’nun hemen olay yerine gelmesi arasında nasıl bir bağlantı olduğu konusu da değerlendirme konusu yapılmamıştır.

Terörist Mevlüt Mert Altıntaş’ın vücudunda tespit edilen 13 adet mermi çekirdeği giriş yaralanmalarının öldürücü mahiyette olduğu, 20 adet mermi çekirdeği giriş yaralarının ise öldürücü mahiyette olmadıklarıtespit edilmiştir. Bu tespite göre baş seviyesinde 6, göğüs seviyesinde onlarca mermi var. Kesinlikle etkisizhale getirmek için değil infaz için ateş edildiği anlaşılmaktadır. Operasyon birimlerde görevli bir polisin hiçbirzaman kafaya nişan almayacağı bilindiğine göre savcının bunu kesinlikle sorgulaması gerekirdi. Ancak bu konuda sorgulanmamıştır. Katilin üzerinde bomba olma ihtimaline göre ateş edildiği söylenmesine rağmen, bomba olduğu iddia edilen göğüs bölgesine neden ateş edildiği konusu da sorgulanmamıştır.

İddianame incelendiğinde ortaya çıkan bu sorulara cevap aranması gerekmesine rağmen bu konularda değerlendirme yapılmayıp, Savcı baştan Hizmet Hareketinin bu suçun faili olduğu ön kabulüne göre hareket etmeyi tercih etmiştir. Katilin suikasten birkaç gün önce hayat kadınlarına gitmesini dahi Hizmet Hareketine bağlayan savcı, amacının suçun faillerinin tespiti değil suçun Hizmet Hareketine yıkılması olduğunu göstermektedir.

İddianamede ve dosyada yer alan bilgilere göre elde edilen değerlendirmeleri paylaşmaya devam edeceğiz…